Elif Önal, çello repertuarına odaklanmış bir yorumcu ve eğitimci olarak öne çıkıyor. Müzik yaşamına erken yaşlarda çello çalışarak başlayan Önal, özellikle Türkiye repertuarı ve klasik dönem eserleri üzerindeki yorumlarıyla tanındı. 1935 tarihli Sonat Op.12’nin (çello ve piyano) üç hareketlik yapısını ustaca ele aldığı kayıtları ile dikkat çekti; bu çalışmada I. Animato ve II. Largo bölümlerindeki duygusal derinlik ile III. Allegro assai’deki teknik canlılığı dengeliyor. 1955 tarihli Partita Op.31 için yapılan solo çello düzenlemelerindeki Lento ve IV. Allegretto yorumları da repertuarındaki önemli dönemeçler arasında yer alıyor.
Kariyerinde öne çıkan albümü Saygun, hem yorum zenginliği hem de repertuar seçimi bakımından bir dönüm noktası sayılıyor. Bu albümde yer alan parçalar, hem solo çello özelliklerini hem de çello-piyano ikilisinin anlatım olanaklarını vurguluyor; böylece dinleyiciye hem yapı hem de biçim açısından tutarlı bir dinleme deneyimi sunuyor. Zaman içinde hem solist olarak hem de oda müziği bağlamında farklı piyanistler ve çellistler ile iş birlikleri yaptı; bu ortaklıklar, özellikle Sonat Op.12 kayıtlarında birlikte çalıştığı çevirmen-düzeyde piyanistlerle ortaya çıkan yorumsal inceliklerde belli oluyor.
Konser pratiğinde, hem solo resitaller hem de oda müziği konserleri yer alıyor; programlarında klasik eserlerin yanı sıra Türkiye kökenli bestecilerin eserlerine de yer vererek dinleyicileri hem tanıdık hem de daha az bilinen yapıtlarla buluşturuyor. Eğitimci kimliği ise performansını besleyen diğer bir unsur; eğitime verdiği önem, yorumlarında teknik ve müzikal olgunluğu birlikte taşımasına katkı sağlıyor. Repertuarındaki Sonat Op.12 ve Partita Op.31 gibi eserler, Elif Önal’ın hem tarihsel perspektife hem de yorumcu duyarlılığına sahip bir müzisyen olduğunu gösteriyor.
