Gaye Su Akyol, her ne kadar diğer alanlarda da başarısını ispatlamış olsa da, bizim için öncelikle Türkiye alternatif müzik sahnesinin en dikkat çeken isimlerinden biri. Hem ressam hem de antropolog olan Akyol'un müzikle olan ilişkisi ilk albümü "Develerle Yaşıyorum" ile başladı. 2014 yılında çıkan bu albümle, farklı bir sesi ve yorumu oluşturmayı başarmış ve böylece ilk adımını atmış oldu. Türkiye'nin özgün seslerinden biri olarak kabul edilen Akyol, kariyerine Toz ve Toz, Seni Görmem İmkansız gibi gruplarla başladı. Ancak kişisel hikayesini ve sesini daha iyi aktarabilmek adına solo kariyere yöneldi.
Müziği 'musiki' olarak tanımlanan Akyol, bu kelimeyi özellikle tercih ediyor. Bunun nedeni ise, 'musiki'nin Türkçede daha derin, ruhani ve özgün bir anlam taşıması. Bu terim, daha çok doğu müziğini ve Akyol'un müzik anlayışını temsil ediyor.
Yalnızca birkaç yıl içinde Gaye Su Akyol'un müziği, Türkiye sınırlarını aşıp dünya geneline yayıldı. Bu başarısının en büyük kanıtlarından biri, 2019'da aldığı Songlines Music Awards'ın En İyi Sanatçı ödülü oldu.
Akyol'un ikinci albümü "Hologram İmparatorluğu" 2016'da çıktı ve bu albümle birlikte psikedelik ve avant-garde tarzına daha fazla yöneldi. 2018'deki "İstikrarlı Hayal Hakikattir" albümü ise kendi sesini ve tarzını daha da netleştirdiği albüm oldu. Son olarak 2022 yılında çıkan "Anadolu Ejderi" albümüyle de kendi yolunu çizmeye devam ediyor.
Gaye Su Akyol, müziğini sıradan bir "şarkı"dan öteye taşımayı hedefliyor. Onun müziği, sözlerinin gücü ve melodilerinin büyüsüyle dinleyenleri hem içsel bir yolculuğa çıkarırken, hem de onları eğlendiriyor. Her eserinde kendi hikayesini anlatırken, aynı zamanda toplumsal ve kültürel konulara da değinmeyi ihmal etmiyor. Gaye Su Akyol, müzik dünyasında kendi izini açıkça bırakan ve bu izi takip edenler için unutulmaz bir deneyim sunan bir sanatçı.

