Kardeş Türküler
Kardeş Türküler, 1993'te Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü'nden çıkan bir konser projesi olarak doğdu; amaç Anadolu halk ezgilerini kendi kültürel dilleri ve yapıları içinde yorumlamaktı. Başlangıçta Türkçe, Kürtçe, Azerice ve Ermenice bölümlerden oluşan repertuar, kısa sürede Lazca, Gürcüce, Çerkezce, Roman, Pontus/Greekçe, Farsça gibi farklı diller ve yöresel gelenekleri de kapsayacak şekilde genişledi. Korel bir söyleyiş ve çokdillilik temelinde şekillenen yaklaşımları, grubun karakterini belirledi. 1997'de yayımlanan ilk albüm Kardeş Türküler, Anadolu ve Mezopotamya kökenli örnekleri bir araya getirdi ve grubun ilk geniş kitlelere ulaşan çalışması oldu. Ardından 1999'da çıkan Doğu albümü, daha yerel ve odaklanmış bir konsept taşıdı; bu kayıt grubun hem yurtiçinde hem yurtdışında daha fazla tanınmasını sağladı. Doğu'dan parçalar uluslararası derleme ve yayınlarda yer aldı, böylece Kardeş Türküler'in çokkültürlü yorumu dışarıda da ilgi gördü. Kardeş Türküler, sadece stüdyo albümleriyle değil sahne performanslarıyla da öne çıktı. 2000'lerin başında verdikleri büyük açıkhava konserleri, özellikle Harbiye konserleri, dinleyiciyle kurdukları güçlü bağı pekiştirdi. Film müziği çalışmaları da kariyerlerinde önemli bir yer tuttu; Vizontele filminin müziklerini hazırlayıp soundtrack olarak yayımladılar ve bu çalışma, 2001'de Antalya Film Festivali'nde "En İyi Film Müziği" ödülünü aldı. Benzer biçimde Vizontele Tuuba için yapılan düzenlemeler de grubun sinematik iş birliklerinden biri oldu. Kardeş Türküler, zaman içinde repertuarını modern düzenlemeler, koral vokal teknikleri ve farklı etnik motifleri harmanlayarak geliştirdi; bu süreçte hem geleneksel yöresel parçaları güncel bir dile uyarladılar hem kendi bestelerini de repertuvara eklediler. Şah-ı Merdan, Denize Yakılan Türkü, Demme / Ala Gözlü Nazlı Pirim, Yanıyorum, Ötme Bülbül gibi parçalarda bu sentez açıkça duyuluyor. Albüm bazında, Kardeş Türküler son dönem çalışmalarında Yol, Çocuk Haklı ve Bahar gibi yapıtlarla hem sahne repertuarlarını hem kayıt dillerini zenginleştirdi. Ayrıca Kürt sanatçı Şivan Perwer ile yapılan çalışmada müzikal yön ve düzenlemeyi üstlenmeleri, farklı sanatçılarla kurdukları üretken iş birliklerinin örneklerinden biri. Zaman içinde uluslararası derlemelerde ve yabancı müzik yayınlarında yer almaları, Türkiye çokkültürlü müzik geleneğini temsil etmeleri açısından önemli oldu. Genel olarak Kardeş Türküler, çokdilli ve çokkültürlü bir repertuarı sahne ve kayıt ortamında birleştirerek çağdaş halk müziği alanında süreklilik gösteren bir proje şeklinde ilerledi. Hem yerel melodileri koruyan hem de farklı halk müziklerini birlikte çalmanın yollarını arayan bir kolektif olarak müzik kariyerini sürdürdü.