Selim Bölükbaşı, Karadeniz müziğinin geleneksel enstrümanlarını modern programlarda ve sahnelerde taşımış bir müzisyen olarak tanınıyor. Müziğe bağlama ile başlayan yolu, klavye ve ritim sazları sonra tulum ve özellikle kemençe üzerine odaklanarak devam etti; İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’nda enstrüman yapımı eğitimi görmesi, enstrüman bilgisine ayrı bir derinlik kattı. İlk yıllarında Birol Topaloğlu ile vokalde eşlik ederek ve farklı sahne projelerinde yer alarak bölgesel repertuarla ilişkisini güçlendirdi.
Kariyerinde dönüm noktalarından biri 2001'de Kâzım Koyuncu ile başlayan iş birliği oldu. Koyuncu’nun Hayde albümünde enstrümantal düzenlemeler yapması ve parçalarına kemençe ile eşlik etmesi, Bölükbaşı’yı geniş kitlelere tanıttı; Koçari, Cilveloy ve Gelevera Deresi gibi yorumlarda öne çıktı. Aynı dönemde film ve dizi müzikleri için Cafer İşleyen ile çalıştı; Kuşdili dizisi ve Sen Ne Dilersen, Çinliler Geliyor gibi yapımların müziklerine katkıda bulundu. Televizyon projeleri ve orkestral sahneler de repertuarına eklendi; Tekfen Karadeniz Filarmoni Orkestrası bünyesinde kemençe çalması bu yönünü gösterdi.
Kâzım Koyuncu’nun ardından uzun yıllar Volkan Konak ile süren iş birliği, Bölükbaşı’nın birinci sıra enstrüman ustası profilini pekiştirdi; 2004’ten itibaren birçok çalışmada kemençe ve tulum çaldı, televizyon programlarında yer aldı. 2015’te Poll Production’dan çıkan ilk solo albümü Akl-ı Selim, sanatçının kendi yorumlarını, enstrümantal düzenlemelerini ve Karadeniz ezgilerine yaklaşımını toplu hâlde sundu. Ardından Mağusa Limanı ve Gemiler Giresun'e gibi albümlerle hem bölgesel repertuarı hem de kendi düzenlemelerini büyüttü. Öne çıkan parçalardan Babasından İstedim, Oyali Çemberune, Mağusa Limanı, Gel Sesume Sesume ve Sevup Alamiyanun, hem sahne programlarının hem de dinleyici repertuarının taşınan parçaları oldu.
Sahnede farklı formatlarda yer aldı; 2019’da New York’ta Türk Günü kapsamında bir konser gerçekleştirdi ve aynı yıl Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nde Symphonic Project ile sahne aldı; bu tür konserler, geleneksel enstrümanları orkestral ve uluslararası platformlarda duyurma yönünü gösterdi. Teknik açıdan çalışmaları da dikkat çekti: tulum için farklı seslerin entonasyonlu versiyonlarını geliştirdi ve nihâvent, kürdî, hicaz, huseynî, rast ile sabâ makamlarını tulumda çalabilecek biçimde yorumladı.
Selim Bölükbaşı, Karadeniz folklorik mirasını korurken aynı zamanda düzenleme, orkestrasyon ve iş birlikleri ile bu geleneği güncel sahnelere taşıyor; hem stüdyo kayıtlarında hem de farklı türlerdeki sahne projelerinde etkin bir rol üstleniyor. Müzikal yolculuğu, bölgesel ezgilerin enstrümantal zenginlikleriyle yapılan düzenlemeler ve güçlü iş birlikleriyle şekillenmiş durumda.
