Özge Arslan, müzik ve tiyatro arasında kurduğu köprüyle dikkat çeken bir sanatçı; müzik kariyerinde önce sahneyle, ardından kayıtlarla iz bıraktı. Haliç Üniversitesi’nde aldığı eğitim ve Devlet Tiyatrosu’ndaki deneyimleri, onun hem oyunculuk hem de müzik dili üzerinde belirgin etkiler bıraktı; 2010’larda sahne hayatına aktif olarak katıldıktan sonra müzikal üretimini yoğunlaştırdı.
Çıkış döneminde öne çıkan parçalarından "Her Şey Dönüyor" ve "Ben Sığmazam" gibi işler, hem şarkı yazımı hem de vokal yorumunda kişisel anlatımını ortaya koydu. "Ben Sığmazam Tenime" çalışmasıyla PortakalAltı Kayıtları iş birliğine dahil olması, prodüksiyon ve düzenleme açısından yeni bir dönemin kapılarını araladı. Bu dönemde sahne kayıtları ve stüdyo denemeleri arasında gidip gelirken, duyguya dayalı melodik çizgileri ile dinleyiciyle ilişkisini güçlendirdi.
Albüm cephesinde farklı projeler üzerinden ilerledi: "Nokta (Orijinal Tiyatro Oyunu Müzikleri)" tiyatro ile müziği doğrudan birleştiren bir iş olarak öne çıkıyor; oyun müziği tecrübesi, sahne anlatısını müzikal forma başarılı şekilde taşımayı sağladı. Daha sonra yayımlanan "Gönül" ve İngilizce başlıklı "Echoes of the Sarnıç (Sarnıcın Yankıları)" projeleri, farklı dil ve atmosfer denemelerine açık olduğunu gösterdi; özellikle "Echoes of the Sarnıç" hem yerel motifleri hem de daha genişleyici, atmosferik ses paletlerini barındırdı.
Müzikal dönüşümü, tiyatro kökenli disiplinle birleşen hikâye anlatımında kendini gösteriyor. İlk dönemlerin daha doğrudan vokal-ordu odaklı işleri zamanla filmatik ve atmosferik düzenlemelere evrildi; enstrümantasyon ve prodüksiyon tercihleri, sahne tecrübesiyle uyumlu biçimde çeşitlendi. Bu süreçte farklı prodüktör ve müzisyenlerle çalışarak kendi sesini zenginleştirdi; PortakalAltı Kayıtları iş birliği bunun somut örneklerinden biri.
Konser ve sahne deneyimleri onun için hep merkezi önemde oldu. Devlet Tiyatrosu sürecinden gelen düzenli sahne pratikleri, uzun soluklu sahne performanslarıyla birleşti; bölgeler arası turnelerde ve tiyatro sahnelerinde hem canlı performans repertuarını hem de oyun müziklerini sergiledi. Canlı çalma tercihlerinde akustik dokunuşlarla elektronik atmosferleri harmanladığı setler, dinleyiciden aldığı geri bildirimlerle şekillendi.
Özetle Özge Arslan, tiyatral altyapısını müzikal üretimine entegre ederek hem oyun müzikleri hem de çağdaş şarkı formlarında eserler üretiyor. Albümleri ve tekli çalışmaları arasında geçişler yaparken sesini ve anlatımını sürekli geliştirdi; iş birlikleri ve sahne deneyimleri kariyerinin merkezinde yer alıyor.

