Şenay Lambaoğlu, caz altyapısını Türkçe pop ve alternatif dokularla harmanlayan bir vokalist ve besteci olarak tanınıyor. Müzik yolculuğuna klasik gitarle başladıktan sonra okul korosu ve orkestralarla sahne tecrübeleri edindi; lise sonrası aldığı müzikal ve drama eğitimi ile sahne disiplinini geliştirdi. İstanbul’da Selçuk Sun, Şenova Ülker, Neşet Ruacan, Aydın Esen gibi isimlerle çalıştı; 2000’lerde İlyas Mirsayev kayıtlarında yer alması ve 2002’de Beck’s Big Band projesinde caz solisti olarak sahne alması kariyerinde önemli adımlardan oldu.
Kayıtlı çalışma hayatı 2012’de çıkan ilk albümü İçime Aşk Var ile ivme kazandı; bu albümdeki besteler ve sözler büyük ölçüde kendisine aitti ve sahne repertuarına güçlü bir caz temeli yerleştirdi. İkinci stüdyo albümü Zarf Tümleci (2014) ile alternatif caz-sahası içinde daha görünür oldu; aynı yıl aldığı Müzik Ekspres 1. Alternatif En İyi Kadın Sanatçı ödülü ve Radyo Boğaziçi’nin “en iyi caz sanatçısı” seçimi bunun yansımasıydı. 2015’te Başka Türlü Şey, 2018’de ise Rüyalarıma Gir adlı albümlerini yayımladı; özellikle dördüncü albümünde Türkçe caz kalıplarının dışına çıkarak alternatif pop ile caz arasında sade ama kendine özgü bir çizgi buldu.
Lambaoğlu’nun kariyerinde iş birlikleri ve festival sahneleri dikkat çekiyor. İlyas Mirsayev projeleri, Cem Köksal’ın Siyah Beyaz Masallar albümündeki katkısı ve 2009’daki İstanbul Caz Festivali’ne katılımı, onu hem caz çevrelerinde hem alternatif sahnede tanınır kıldı. Sahne performansları genellikle caz vokal geleneğini korurken melodik ve söz odaklı pop anlatımlarıyla kesişiyor; bu yaklaşım onu farklı dinleyici kitlelerine açtı.
Genel olarak Şenay Lambaoğlu, caz kökenini koruyan ama sınırları zorlayan bir repertuar oluşturdu; bestelerindeki anlatı ve Türkçe söz çalışmaları kariyerinin ayrışan noktalarını oluşturuyor. Diskografisi içinde İçime Aşk Var, Zarf Tümleci, Başka Türlü Şey ve Rüyalarıma Gir öne çıkıyor; bu kayıtlar, onun caz ile alternatif pop arasında nasıl bir köprü kurduğunu dinleyiciye gösteriyor.
